Follow Us On

Allâh mekandan münezzehtir

Hamd, alemlerin Rabbi Allah’ındır. Peygamber Efendimiz Muhammed’e, O’nun aline ve ashabına salat ve selam olsun.

Allâh-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

﴾لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْئٌ﴿

Eş-Şûrâ suresi, 11. ayet

Manası: Allah hiçbir şeye benzemez

Allâh-u Teâlâ şöyle buyurmuştur

﴾وَكُلُّ شَىْءٍ عِندَهُ بِمِقْدَارٍ﴿

Manası: Her şey Allah nezdinde ölçülüdür.

Her şeyi Allah yaratmış ve yaratmış olduğu her şeyi ölçülü kılmıştır. Ölçüsü, ebatı, eni, boyu ve miktarı vardır.

Eğer Allah celle celeluhu ölçülü olsaydı kendisini bu ölçüde kılan birine muhtaç olurdu. Bu da Allah hakkında imkansızdır. Allah bunlardan munezzehtir. Aynı zamanda Allah celle celeluhu hacimlere, ölçüsü olan herhangi bir nesneye, bir hacme benzemiş olsaydı; o hacimler üzerine neler mümkün ise O’nun için de mümkün olacaktı. Bunlar ise Allah'a yakışmayan hususlardır. Allah bunlardan münezzehtir. Allah bunların hepsini yarattı yaratan ise yaratılmışlara benzemez Allah-u Teâlâ cisim değildir hacim değildir. Bu böyle olduğuna göre o zaman mekansız olarak var olduğu kesindir.Çünkü hacimler cisimler mekan içerisinde bir boşluk işgal eden nesnelerdir. Allah-u Teâlâ: gökleri yarattı ve gökleri meleklere mesken kıldı uzayı yarattı ve uzayda Ay güneş yıldızlar vardır .Yer yüzünü de yarattı ve yeryüzünde insanlar cinler ve diğer mahlukatlar vardır.

Arşı da yarattı ve Arş cennetin tavanıdır. Aynı zamanda Arş meleklerin kıblesidir. Nasıl ki müslümanlar yeryüzünde Kabe’nin etrafında tavaf ediyorlarsa melekler Arşın etrafında tavaf eder ve Allah’ı zikrederler. Haşa eğer Rabbimiz Arşın üstünde olmuş olsaydı melekler tarafından taşınmış olurdu o zaman da meleklere muhtaç olmuş olurdu. Bu da Allah hakında yakışmayan bir husustur. Hazreti Ali şöyle buyurmuştur: “Allah arşı kudretinin büyüklüğünü göstermek için yarattı kendisine mekan edinmek için değil.” Kur-anı kerim'de bulunan muteşabih ayetleri zahiri üzerine yorumlamak caiz değildir ve batıldır. Büyük imamlarımızdan Ahmed ُُer-Rifai şöyle buyuruyor: "İnancınızı itikadınızı Kur-an'da ve sünnette varit olan müteşabih ayet ve hadisleri zahiri üzerine yorumlamasından sakınınız. Müteşabih ayetleri ve hadisleri dış görünüşü üzerine yorumlamak küfre sürükler."

Taha Suresi, 5. Ayetinde

﴾الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى﴿

Mealen: “Rahman arşa istiva etmiştir.”

Anlamı: Arş Allah-ın Tasarrufu ve hakimiyeti altındadır.

Büyük Alimlerimizden el-Kadi Ebu Bekir İbn el-Arabi el-Meğribi el-Maliki der ki: İstiva kelimesinin arabçada onbeş tane manası vardır. Bir tanesi oturmak anlamını taşır ve Allah a yakışan birçok mana daha vardır. Allah’a yakışan bu manaları bırakıp da Allah'a yakışmayan bu manaya yönelmek çok büyük bir tehlike ve çok büyük bir sapıklıktır.

Arap dilinin alimleri, lügatçılar derler ki: oturmak iki bölümden ibaret olan bir canlının oturacağı yere yerleşmesiyle olur.

Oturacak olan bir canlının bir alt kısmı birde üst kısmı vardır. Oturma alt kısmın yerleşeceği yere temas etmesiyle gerçekleşen bir hadisedir. Bu oturmayı insanlara, cinlere, meleklere ve diğer canlı hayvanlara isnad edebiliriz.

Allah’ı böyle bir vasıfla vasıflandırmak küfürdür. Ne Kuran’ı Kerimde ne peygamberimizin hadislerinde ne de icma-i ümmette Allah’a oturmak sıfatını isnad eden veya bu anlamda varit olan bir şey yoktur.

Asla böyle bir ibare yoktur. Kim oturmayı Allah’a isnad ederse o kişi Kur-an ı Kerim’i yalanlamış olur ve Allah’a birçok benzerlik ve örnekler vermiş olur. Allâh-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

﴾فَلاَ تَضْرِبُواْ لِلّهِ الأَمْثَالَ﴿

Anlamı: Allah’a benzerlikler isnad etmeyiniz.

Please Like Our Page on Face book

الرجاء الإنضمام إلى صفحتنا على الفيس بوك

Facebook sayfamızı Yukata'nın

www.facebook.com/sayyedona.muhammad